Oyuncaklari icin de ayni sey soz konusu. Aslinda cok sevecen bir cocuk, herkesle cabuk kaynasiyor ancak is paylasmaya gelince biraz zorlaniyoruz. Ben bu durumun icinde bulundugu yas grubuna ait bir ozellik oldugunu dusunuyorum. Etrafimizda gordugum komsu cocuklarindan gozlemlerim de ayni sekilde. Zaten bu yuzden iki kardes arasindaki en uygun yas farkinin 4 yas oldugu soyleniyor. Cunku bu yasa kadar genelde onun icin en onemli seyler olan anne-babayi paylasmak cocuga oldukca zor geliyormus.
Jul 25, 2011
Paylasmasak Olmaz mi?:)
Sanirsam gecen sene bu zamanlardi, Benligimiz olusuyor baslikli bir yazi yazmistim. Iste simdi o minik benligimiz iyice gelisti:) Zaten bu donemde cocuklarin etraflarindaki her seyi kendilerinin olarak dusunduklerini okumustum. Biz her ne kadar ona paylasmayi asilamaya calissak da " benim" kelimesi dilinden hic dusmez oldu. Hatta bazen cok tatli sayiyor: Benim annem o, benim babam o, benim anneannem o, benim dedem o, her sey benim:)) Hatta yoldan gecen bir kiza benim ablam o, komsu teyzeye benim teyzem o diyerek de cesitlendiriyor:))
Jul 18, 2011
Benim Annem O!!!
Yavrucugumdan ilk defa 5 gun sureyle ayri kaldim. Gunler oncesinden onun o mis kokusunu duymadan gecirecegim gunlerin huznunu yasadim. Ancak zorunluydu gitmem, Istanbul'da bir konferansta sunum yapmam gerekiyordu. Hele ki son gece, sabahinda o uyanmadan gidecegim gun, onu son kez operken hic uyumasin istedim...Ama ilginc olarak ertesi gun ben evden cikmadan 5 dakika once kalkti, sanki icine dogmustu, annesini son defa gormek istemisti. Onu uzmemek icin gozyaslarimi icime akittim ve gittim. Cok sukur ki gozum arkada kalmamisti, kaldigi yerde prenseslere layik bir saltanati var cunku:) Her gun dedeye siparisler veriliyor. Annaneyle bebekler, parklar, tavuklar, kopekler geziliyor.
Veee mutlu son. Yavruyla annesi kavustu. Gece o uyuduktan sonra geldim. Sabah gozunu acar acmaz aaa anne geldi dedi. Tabi hemen soz verdigim uzere ona getirdigim oyuncagi sordu:) O gunden beri bana sarilip 'benim annnem o' diyor hep. Ve su an en sevdigi kisi sirasina gum diye oturmus bulunmaktayim:) Demek ki biraz ayrilik iyi oluyormus:))
Jul 6, 2011
Bir, iki, uc, bes, alti, yedi, on:)))
Zumraya bir gun bir baktim sayilari sayiyor, cok sasirdim tabii. Anneannesinin yuzundeki, ellerindeki benleri saya saya ogrendigi iddia ediliyor:)) Tabiii sayilar aynen basliktaki gibi gidiyor. Dort,sekiz ve dokuzu attik yani. Bir ara abc ye taktigimiz gibi simdi de sayilar, her seyi sayiyor tabi dogal olarak bizde su siralar hicbir sey dort tane olamiyor:))
Jul 1, 2011
O sey nerde anne:)
Baslikta yazdigim cumle bu aralar Zumranin dilinden dusmuyor. Neyini bulamasa geliyor bana "o sey ne(r)de anne" diye soruyor. Hele bir de cevabi alana kadar tekrarlayinca cok komik bir tablo cikiyor ortaya. Zumranin bilmem zamani geldiginden, bilmem Trye gelisin etkisiyle geldigimize gore konusmasinda ilerleme oldu. Tabi yine yarim yamalak soyledigi bir suru sey var ama sanki bir direnc vardi dolayisiyla bazi kelimeleri soylemeye bile tesebbus etmiyordu. Su an o kirildi gibi yani yarim yamalak da olsa bircok seyi soylemeye calisiyor.
Dilinden dusurmedigi ikinci lafiz da "benim o". Onceleri ben zamiriyle ilgili tum cekimlere "be" diyordu. Su an artik "benim" i guzel bir sekilde soyluyor. Yani artik her sey "onun".
Son olarak hosuma gidenlerden biri de baba nereye gitti diye soranlara: "Kayyu bebis alma gitti" diyor:)
Tabi anneanene dede yaninda cocugu terbiye etmek cok zorlasti.Sizin hayir dediginiz bir biskuvi arkanizi dondugunuzde anneanne tarafindan verilmis oluyor. Sonuc: Anne giiit, anneanne cici... Ne diyelim surekli beraber yasayanlarda cocuk gercekten zor egitilir herhalde.
Jun 18, 2011
2.5 yasindaki cocukla yolculuk
Merhabalar,
Turkiyeye geleli 2 hafta oldu. Zaman sanki burada daha hizli akiyor. Zumracikla 2-3 aktarmali uzun bir yolculugumuz oldu. Onu surekli anneanne ve dedeye gidecegiz sloganiyla oyalamaya calistim. Daha NewYork'a vardigimizda yavrum geldigimizi zannetti. Artik Istanbul'da ucaktan inip, otobuse binerken bu gelme olayinin bir turlu sonlanmamasiyla bu slogan inandiriciligina oldukca yitirdi.
New York Istanbul arasi ucagimiz ABD saatiyle 5de kalkti. Cam kenari 2 koltugumuz vardi. Yanimiza cok sukur pek zarari olmayan yabanci bir bayan oturdu. En buyuk sansimiz ise ucakta bulunan 2 cocuklu bayan bir arkadasti. Kendisi cok sevecendi cocuklar beraber oynadi biraz. O bizden daha hazirlikliydi Nutellasina varincaya kadar getirmisti. Aksam biz de Nutella partisi duzenledik. Ucagimiz THY ucagiydi ancak kucuk yastaki cocuklari oyalayacak cizgi film yoktu. Buradan THY yoneticilerine sesleniyorum cizgi filmlerinize Caillou yu eklerseniz ortalikta gezen bicirik sayisi azalir.
Hosteslerle- ozellikle yaslari buyuk olanlarla-yine cocuklar yuzunden biraz zitlastik ancak THY hosteslerinin en kotusu bile digerlerinden daha anlayisli geldi bana. En azindan nazikler. Acaba tuvaletin onune cok az bir yer kaplayacak kadar cocuklar icin oyalayici bir seyler yapilamaz mi diye dusunmeden edemedim.
Tabi ki yine zordu surekli pesindeydim. Bir film izlesem mi diye dusundum ancak sadece 5 dakikasini izleyebildim. 10:30 sularinda da uyuttum zumracigi. Ancak istedigi gibi yatip donemedigi icin surekli uyaniyordu. Uyandiginda da farkli bir yer geldigi icin korkup agladi epey. Ama ne olursa olsun bu sene oncekilere gore (yani 6 aylik ve 1.5 yasa gore) daha kolaydi, cunku anlattigim seyler ilgisini cekiyordu, etrafta gordukleriyle oyalanabiliyordu. Sonucta kazasiz belasiz geldik cok sukur. Kaldi geriye donus. Simdiden onun tasasi sardi beni:))
Subscribe to:
Posts (Atom)